Covid-19 (Corona) Mücadelemiz

Şahsım olmasa da en değerlilerimiz bu virüs illetine yakalandı. Pandeminin ilk pik yaptığı zamanlarda (Nisan-Mayıs 2020) amcam virüse yakalandı. 10 günlük yoğun bakım tedavisinin ardından virüse yenik düştü ve kaybettik. Ölüm hak olsa da böyle yalnız ölmeyi yalnız defnedilmek ona yakışmadı. Uzun süre kendimi ve ailemi korumak adına birçok önlem aldım. Şükür ki eşim, ben ve çocuklarım şimdiye kadar kendimizi koruyabildik.

Annem ise bu yazının yazıldığı tarihten 20 gün kadar önce virüse yakalandı. Semptomları olmasına rağmen üşüttüğünü zannetmiş. Hatta bir süre de bizden saklamış. Ta ki semptomlar iyice artıncaya kadar. vakit kaybetmiş. Ateş, sırt ve göğüs ağrısı, iştahsızlık, baş ağrısı ve göz ağrısı şeklinde gelişmiş. İlk semptomlar baş ve göz ağrısı olmuş.

Test Süreci

Annemin tarifine göre gözlerim yerinden fırlayacakmış gibi ağrıyordu diyor. 4 Kasım da annem ve babam test yaptırmaya gidiyorlar 4 ünü 5 e bağlayan gece babamın negatif annemin pozitif olduğu bilgisini öğreniyoruz. Burada tavsiyem en yakınlarınızın e-nabız hesaplarını aktif edin. Tüm süreci oradan takip edebilirsiniz. Annemin e-nabız hesabını şimdiye kadar hiç aktif etmediğimiz için süreci göremedik oradan.

Evde tedavi süreci

Ad Inserter.

5 Kasımda filyasyon ekibi apartman girişine babamı çağırıyor ilaçları veriyor nasıl kullanılacağını anlatıyor ve gidiyorlar. Annem ilaçları kullanmaya başlıyor kronik rahatsızlıklarından astımı bizi çok endişelendiriyor. Sürekli telefonda sesli ve görüntülü konuşuyoruz. Annem gün geçtikte ağırlaşıyor. İlk günden itibaren teknolojinin nimetlerinden faydalanıyoruz. Yemeklerini siparişi veriyoruz. Ama hiç bir yemeği yemediğini iştahının ve ağız tadının tamamen kaybolduğunu öğreniyoruz. Bu aşamada gerçekten elden hiç birşey gelmiyor. Aslında olması gereken bu kadar kronik rahatsızlığı olan heleki solunum sorununa yol açan astım gibi bir rahatsızlığı olmasına rağmen. virüse yakalanmış hastanın eve gönderilmesi bizi çok düşündürdü. Evde çektiği ağrıları ve sorunları şimdilerde anlatıyor gözlerim dolarak dinliyorum. 5. günün içinde solunum ciddi oranda düşüyor. 112 yi arıyorlar ve annemi hastaneye kaldırıyorlar. Bu aşamada işi gücü bırakıp çocukları ve eşimi kayınbabalara bırakıp Uşak’ a memlekete geçiyorum.

Hastane tedavi süreci

Endişelerimizin ses tonumuzdan bile anlaşıldığı döneme girdik. Haber alıp arayanlara iyi şeyler söylemek istesekte gün geçtikte ağırlaşan durum tüm gerçekliğiyle önümüzde duruyor.

Hastanede 2 gün kadar sadece oksijen desteği verilmiş. Asıl ağırlaşma bu 2 gün sonrasında başladı. Bazen sesi görüntüsü çok iyi gelsede. Bazen sanki boğularak ölüyormuş gibi sesi gidiyordu. Bu solunum krizi-tıkanması diye tabir ettiğimiz durum 30 dakika ile 2 saat kadar sürebiliyordu. Gün geçtikte hareket ettikçe hızlı yorulduğu ve nefessiz kaldığını hissettik. O nedenledir ki hastaneye yatışından itibaren görüntülü görüşme yapabileceği bir telefon ve yeni simkart aldık ve ulaştırdık. Çünkü bazen konuşamaz haldeydi. En azından biz konuşup bize baş hareketleriyle evet hayır şeklinde cevap verebildi.

Hastane yoğun bakım süreci

Hastaneye yatışının 5. günü sonunda kandaki oksijen yoğunluğu seviyesi aşırı düşmesi nedeniyle yoğun bakıma alınmış. Servisteki eşyalarını almamız için telefon ettiler.

Eşyalarını almaya gittiğimde farkettiğim ilk şey almış olduğum hiçbir meyve sebzeye hemen hemen hiç dokunmamış. İştah sorunu evde tedavi sürecinden yoğun bakımda tedavi sürecine kadar devam etmiş.

Yoğun bakımda entübe olmadan önceki aşama da basınçlı oksijen veriliyormuş. Eğer bu tedavi yeterli olmaz ise entübe ediliyormuş.

Yüksek Akımlı Oksijen Terapisi
Yüksek Akımlı Oksijen Tedavisi

Yoğun bakıma girmeden önceki gün serviste takibini yapan doktorla konuşmuştum. O gün plazma kan istemini yapacaklarını, herhangi bir durumda plazma kan Kızılay tarafından bulunamayacak olursa bizimde aramamız gerektiğini söyledi. WhatsApp, Instagram, Facebook platformlarında Arh+ kan grubunda daha önce koronavirüs geçirmiş plazma kana ihtiyacımız olduğunu paylaştım. Kısa sürede onlarca telefon aldım. Gece 4 te bile telefonum çaldı. Herkesten Allah’ tan razı olsun. Tedbir amaçlıydı ya bulunamazsa diyeydi. 15 kadar kişilik bir liste oluştu elimizde. Çok şükür ki ihtiyaç kalmadı bu listeye.

Yapılan istem sonucunda Uşak bölgesine Denizli bölgesinden geliyormuş. Ertesi gün Denizli Bölgeyi aradım istemin yapılıp yapılmadığını öğrendim. İstem yapılmış telefonla konuştuğum gün ve annemin yoğun bakımda ki 1. gününde plazmanın Uşak Araştırma Hastanesine ulaşacağını ve gelir gelmez anneme verileceğini söylediler.

5. günün sonunda annem yoğun bakımdan çıkıyor. Yoğun bakımda servise göre daha şefkatli davranıldığı. Masaj yapıldığı, yemek yerken yardım gibi bir sürü güzel durumlardan bahsetti annem…

Yoğun Bakım Sonrası Covid Servisi

Yoğun bakımdan çıkabileceği bilgisini sanırım bir önceki gün akşamdan almıştık. Tam net hatırlamıyorum bunu. Ama yoğun bakımdan çıktığı gün haberimiz oldu. Yoğun bakımdan bilgi almakta gerçekten zor. Yoğun bakımın önünde ablamla nöbetleşe durduğumuz da oldu, beraber durduğumuz oldu. Denk getirebildiğimiz görevli ile anneme haber göndermeye çalıştık. Biliyoruz ki annemin yanında olduğumuzu bilmesi ona iyi gelecekti. Ve öyle de olmuş…

Yoğun bakımdan çıkacağının haberini aldık ve kendimizi yoğun bakım kapısının önünde aldık. 4-5 günlük yoğun bakım önünde geçen sürede ne vakalar duydum gördüm. Hala içim ürperir… Allah tüm hastalara şifa versin.

Biz ablamla yoğun bakım kapısı önünde beklerken nasıl olduğunu anlamadık ama annemi covid servisine almışlar. Ya biz kapıya gelemeden çıktı. Ya da yoğun bakım içinden aşağı katlara inen sedye asansörü var!

Refakatçi istendi! Covid servisinde refakatçi! Önce şaşırdık ama bi an tereddüt etmedik. Ablamın ilgilenmesi gereken 3 tane evladı var. Bu görevi tereddütsüz üstlendim. Tabi önlemlerimi alarak. Ne hayatlar ne hikayeler varmış içerde. Annesi, babası, karısı, kocası yanına refakatçi girmek istemeyen bir sürü vicdansız gördüm. Hele bir tanesi benim refakatçi işlemlerim yapılırken şahit olduğum olay. Kısaca bahsedeyim. Serviste yatarken yanında olamayan 5 evladından biri. Taburcu olan annesini huzurevine geri götürmüş. Huzurevi kabul etmemiş. Negatif olduğuna dair test sonucu olmadığı için. Adam geri annesinin çıktığı servisin önünde hemşire ve doktorla kavga ediyor nasıl test yapmadan çıkartırsınız diye. Test yapın huzurevine götüreceğim diyor. Anlayın 5 evladı da o durum da annelerini hala huzurevine götürebilme derdinde. Bir fazla kabları bir fazla yastık minderleri yok!

Girdim içeriye kapıyı açtım melek yüzlüm solmuş, yorulmuş bitmiş haldeydi. Sarılamadım, öpemedim… 10 gün kadar daha serviste kalacaktık..

Bu süreç de daha rahattık. Çünkü canımın parçasının yanındaydım. Tüm hizmetlerini görüyordum. Servise girdiğimiz gün odaya pozitif olduğu anlaşılıp direk yoğun bakıma alınan bi minnoş nine geldi. Beni çok sevmiş anneme öyle söylemiş. Ne yalan söyleyim bende muhabbetini çok sevmiştim. O da yoğun bakımdan gelmişti. 85 yaşlarındaydı. Torunu bulaştırmış ona…

3 Pozitif hastanın arasında 10-15 metrekare kadar odanın içindeydim 🙂 Bir iki güne endişelerim kaybolsa da. Tedbiri elden bırakmadım. Annemin hemen hemen herşeyiyle ilgilenmek zorundaydım.

Normal nefes alıp veren bir insanın kanındaki oksijen miktarı oksimetre ile ölçüldüğünde yüzde 94 ve üzeri olmalı(ymış). Ama annemin oksijen desteği ile birlikte 80 leri anca görüyordu. Oksijensiz 60 ları gördüm. Yüzde 60. Kendi nefeslenmesi yetmiyordu. Düşününki kendi kalkıp lavobaya gitse, kapının önüne çıksa yemeğini alsa gelse. 45-50 lere düşerdi. Tabi oksijenlenme ile birlikte nabızda düşüyor….

Oksimetre soldaki rakam(98) kandaki oksijen yoğunluğunu yüzde olarak sağdaki rakam(79) nabız bilgisini veriyor

Oksijensiz nefeslenmemiz yüzde 60 lardan oksijenli nefeslenmemiz yüzde 80 lerden başladı serviste…

Aşağıda zaman zaman oksimetre ile ölçümleri yaptığım değerleri verdim. İyileşmenin evresini net şekilde görebilidim bu ölçümlerimle

Oksijen
Destekli o2
Oksijen
Desteksiz o2
Nabız
Yürümeden Hemen Önce83-86X100-112
Yürüdükten Hemen SonraX69-70120-125
Kanındaki oksijen değerlerinin yoğun bakım sonrası ölçümü ve değerleri
Oksijen Destekli o2Oksijen Desteksiz o2Nabız
Oturarak96-9783-88
Kanındaki oksijen değerlerinin yoğun bakım sonrası ölçümü ve değerleri
Oksijen
Destekli o2
Oksijen
Desteksiz o2
Nabız
YürürkenX78-81X
Kanındaki oksijen değerlerinin yoğun bakım sonrası ölçümü ve değerleri

Diğer Ölçümlerim

O2 siz yürüyerek >86-90 nabız>130 süre> 15dk
O2 siz yürüyerek 83-88 Nabız 122-125 süre> 15dk
O2 siz yatarak 84-88 nabız 80-90 süre> 5dk
O2 siz yatarak. 88-90 nabız 105-110 süre>10dk
O2 siz yürüyerek 84-88 nabız 105-110 süre>10 dk
O2 siz yatarak 86-88 nabız 120-123 süre>yok
O2 si yürüyerek 82-88 Nabız 120 süre>yok
O2 siz yürüyerek 84-91 nabız 91-105 süre>yok
O2 siz hareketli 88-91 nabız 120-125 süre>yok
O2 siz hareketli 88-91 nabız 120-125 süre>yok

taburcu olduğumuz gün oksijensiz az hareket ettiği haliyle 91-95 arasında değişiyordu. Yorulmaması gerektiği aşikardı…

Hala iştahı kapalıydı. Biraz zorla biraz naz la yemeye ikna etmeye çalıştım. Ama nafile her gün tavuk yemeği, ıspanak türü proteinli yemekler geliyordu. İlk günlerde çorba bile içmedi, içemedi.

Yoğun bakımdan sağ salim çıkmanın sevinci var üzerimizde. Gerçekten tarif edilemez bir duyguydu. Annemin yoğun bakımdaki sağlık çalışanlarının ilgi ve alakasını anlata anlata bitiremedi. Orada bir yakınınız varsa yemesinden tutunda her türlü ihtiyacının şefkatli karşılandığını söyleyebilirim.

Yoğun bakım sonrası ilk 3-4 dört gün annemin gece tıkanmaları, yoğun öksürüğü devam etti. Gece uykusu da hemen hemen hiç yok denecek kadar azdı. Bazen gündüz vakitlerinde uyuya kalıyordu. Toplamda 10 gün kadar daha serviste tedavimiz devam etti.

Devamı Gelecek

Categories:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir